ÖZBEKLER TEKKESİ

Merhaba sevgili okurlarım

Osmanlı Devletinin son zamanlarında tekkeler ve dergahların büyük çoğunluğu sarayın emri altında faaliyetlerini yürütüyorlardı. Padişahlık sisteminin bir ömür boyu baki kalmasından yanalardı.  Osmanlının son dönemlerinde hasta adam konumuna gelmişti, öyle hastaydı ki İstanbul’u dahi işgal ettirerek aslında öleceği günü sayar olmuştu. Böyle zor zamanda Osmanlı Devletinin toprakları parsel parsel işgalci kuvvetlerce paylaşılıyordu. Saray çaresizdi Osmanlının silahları askeri araç gereçleri olmak üzere önemli tüm hususlar işgalci ülkelerin denetimi altında bulunuyordu. Osmanlı Yangın yeriydi adeta… bu yangına birileri  su olmalıydı artıkAranan kan bulunmuştu Anadoluda bir özgürlük ateşi yakılmıştı. Bu millet hiç devletsiz kalmamıştı. Evet ne pahasına olursa olsun topraklarımız kimseye verilmeyecekti. Kurtuluş savaşının kıvılcımları çakılmıştı……..

Sevgili okurlarım bugün sizlere kurtuluş savaşının evrelerinden bahsetmeyeceğim. Bugün size bir tekke ve bu tekkenin nur yüzlü şeyhinden bahsedeceğim. Kurtuluş savaşı ile ne alakası olabilir bir tekke yada şeyhin diye düşünebilirsiniz. Mevzu bahis Özbekler tekkesi ve Şeyh Ata efendi olunca Kurtuluş savaşımız ile inanın çok alakalı sevgili okurlarım..

Özbekler tekkesi Üsküdar’da Sultan tepesinin Bülbül deresine bakan yamacında kurulmuştur. Özbekler tekkesi 1752-1753 yılında Maraş valisi Abdullah Paşa tarafından kurulmuş  Nakşibendi tarikatına vakfedilmiştir. Bu tekkenin Kurtuluş savaşının başlangıç yıllarında ki şeyhi ise nur yüzlü Ata efendiydi. 

KANUNADAM ÖZBEKLER TEKKESİ VE ŞEYH KURTULUŞ SAVAŞI İÇİN ETTİĞİ DUALARI MI ANLATACAKSIN

Dua elbette etmiştir sevgili okurum ancak dua dışında Özbekler tekkesi İstanbul ile Anadolu ki kurtuluş mücadelesi veren kişilerin gizli haberleşme merkeziydi.  Anadoluda savaşan bir kahramanın İstanbul’da yaşayan ailesi ile bu tekke sayesinde mesajlaşması mümkündü.  Bu dönemde İstanbul işgal altındaydı. Adım atsan düşmana denk geliyordun.  Bu nedenle haberleşme çok önemliydi. Ata efendi ise sadece haberleşme değil bu güzel vatanın mutlak suretle kurtarılması gerektiğini düşünerek sürekli dua  edip çareler arıyordu. Bu çalışmalar sonucunda Karakol cemiyeti isimli bir direniş hattı kurarak  işgalci İngiliz askerleri  ile geceleri çatışmalara katılıyordu. Kendisi şeyhdi insanların ona güveni sonsuz du bu güveni vatanımız ve milletimizin kurtuluşu adına çok iyi kullandı Ata bey savaştan dolayı morali biten herkesle üşenmeden tek tek görüşerek manevi kuvvetlerini tavan yaptı.

Bölgenin tüm din adamları ile konuşarak imamlar üzerinden silah sevkiyatı yaparak kurtuluş mücadelesi veren askerlerimize yardım ediyordu. Bakın bu cümleleri yazması çok kolay ama inanın İstanbul gibi işgal edilen bir yerde silah taşımak  oldukça zor bir durumdu.  Özbekler tekkesinin yardımları sadece bunlarla sınırlı değildi Kurtuluş mücadelesine katılmak için İstanbul’dan  anadoluya geçmek isteyen tüm kahramanları tekkesinde saklayarak ana doluya geçmelerini sağlamıştır.  Bu tekkenin yemeğini kimler yemedi ki bunlardan bir kısmı  şu şekilde Harbiye Nazırı Fevzi Çakmak, İsmet İnönü, Celal Bayar, Adnan ve Halide Edib Adıvar, Mehmed Akif Ersoy, Hamdullah Suphi (Tanrıöver), eski meclis-i mebûsan başkanı Celâleddin Arif Bey, Yunus Nadi, Miralay Kâzım(Orbay), Erzurum mebusları Hüseyin Avni, Necâti, Zihni ve Necip Beyler, Sakallı Nureddin Paşa, erkân-ı harbiye kaymakamı Seyfi, Binbaşı Saffet (Arıkan),  Çerkes Edhem’in kardeşi Saruhan Mebusu Binbaşı Reşit, Hüsrev(Gerede),  polis merkezi memurlarından Manastırlı Nuri (Conker) gibi önemli kişiler.  İşin özeti şudur İSTANBULDAN ANADOLUYA GİTMEK İÇİN ÖZBEKLER TEKKESİNE UĞRAMAK ŞART… Özbekler tekkesini  işgalci kuvvetler defalarca basarak baskı kurmuşlardı ancak elleri her zaman boş dönmüştü. Bunun  nedeni Özbekler tekkesinin  doğruluğa hizmet etmesiydi.  Özbekler tekkesi kurtuluş savaşının kazanılmasıyla istihbari tüm  faaliyetlerine son verdi. Kendi manevi dünyalarına döndüler. Bu tekke yaptığı çalışmalardan ötürü hiç bir şey talep etmedi.  Tekkelerin kapatılması yönünde kanun Özbekler tekkesi için uygulanmadı…

Bu milletin bir evladı olarak kurtuluş savaşının sadece bize anlatılan kısımlarını değil karanlıkta kalan önemli bilgilerinde öğrenilmesinden yanayım..  Şeyh Ata efendi ve talebelerinin ne fotoğrafı ne bir bilgisi var elimizde Bu insanlar ve niceleri kurtuluş savaşı için yaptıkları hizmetleri hiç bir menfaat beklemeden sadece vatan adına yapmıştır. Bu yüce şahsiyetleri tarihin karanlık odalarına hapsederek onların bu kahramanlıklarından bi haber olmak bizim millet için utanç kaynağıdır.

Özbekler tekkesi denilince Kurtuluş savaşı ile  Ne alakası var diyen bir millet olmamak için bu yazıyı okuyun ve okutturun…..

2 Comments

  1. Avatar cengizselcuk00 16 Mart 2018

Değerli görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkürler

%d blogcu bunu beğendi: