KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ

Merhaba sevgili okurlarım.

Bugün ki yazıma EVİM EVİM GÜZEL EVİM sloganı ile başlamak istedim. Şu koca Dünyada  Bir insanın evinden daha fazla huzur duyduğu başka bir yer yoktur.  5 Yıldızlı otellerde kalsak da, zengin şahısların yanında misafir olsak da belli bir zamandan sonra yuvamızı arar gözlerimiz ve ruhumuz.  Evlerimiz bizim mahremimizdir, şahsidir ve özeldir. Nice Mutluluklar Nice hüzünler yaşarız evlerimizde, bazen evimizin duvarları sırdaşımız ve yoldaşımız olur bizlere…  Anadolu’da bir söz vardır bilmem duydunuz mu EVİM EVİM EVCAĞIZIM SAKLAR BENİM SIRCAĞIZIM…… Sırlarımızın kilitli kasasıdır yuvalarımız.

Yukarda evimizin bizler için ne kadar önemli bir yapı olduğunun farkına vardık. Bugün ki konumuzda konut dokunulmazlığının ihlali suçu sevgili okurlarım.

Konut denilince akla sadece yaşamımızı sürdürdüğümüz, 3 oda 1 salon daire gelmesin mevzu bahis konut dokunulmazlığının ihlali suçu ise işyerlerimiz de konut sayılmaktadır.  Sonuçta bize ait olan 4 duvarla çevrili alan bizim konutumuzdur.

Şimdi kanun maddemizi görelim;

Türk Ceza Kanunun 116 maddesi derki, Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

“konutunun eklentilerine” sözünden kastı evinize yada işyerinize ait olan ek oda veya arsa örneğin ikametinizin garajı, işyerinize ait  bahçe kısmı eklenti sayılmaktadır. 

Burada konut dokunulmazlığının ihlali suçunun gerçekleşmesi için aranan en önemli unsur ev sahibinin rızasının olmayışıdır. Rızanız doğrultusunda evinize aldığınız bir insanı konut dokunulmazlığını ihlal ediyor diyerek suçlayamazsınız sevgili okurlarım. Davetsiz misafiri kanunlarımızda sevmiyor anlaşılan…

 Gelin hep beraber hikayemize bir göz atalım

Hasan amca 89 yaşında hasta bir adam, Hasan amcanın 2 evladı bulunmakta Murat ve  Sabri isminde. Murat sakin iyi huylu bir çocuk babasını bu zamana kadar hiç üzmemiş hep sevmiş ve saygı göstermiştir. Sabri ise kardeşinin tam tersi bir çocuk, yaramaz hırçın saygısız….. Sabri yaptıkları ile o kadar haddini aştı ki Hasan amca bu olaylar karşısında daha fazla dayanamayarak Sabri’yi evlatlıktan ret ederek mirasından mahrum etti.  Hasan amcanın mirası öyle dağlar kadar değil bir ev bir köhne işyeri. Hasan amca yaşlılığın verdiği dermansızlık ve hastalıkların acımasız ağrılarına dayanamayarak bir Salı sabahı hayata gözlerini yumdu.  Murat babasının vefatından dolayı derin acılar çekti günlerce yemekten içmekten kesildi. Ne yapacaksın ölenle ölünmüyor sonuçta Murat babadan kalan eve yerleşiyor babasının köhne dükkanını ise terzilik işi yapmak üzere hizmete açıyor. Sabri ise babasının ölümünden sonra, babasına olan kini ve nefreti daha da artıyor. Mezarına dahi gitmiyor rahmetli babasının…. Kardeşi Murat’ın babasına ait ev işyerine bedavadan konduğunu düşünerek  içindeki nefret ateşini körüklemeye devam ediyor. Sabri’nin içinde bulunan bu nefret ateşi vücudunun her tarafına yayılıyor Murat ile hesaplaşmaya karar veriyor. Bir hışımla kardeşi Murat’ın evine dayanıyor.  Murat evinin kapısını usulca açıyor. Karşısında nefret ateşi ile yanıp tutuşan abisi Sabri…. Murat güzel bir dille evinin önünden ayrılmasını istiyor. Sabri bu isteği kabul eder mi ASLA.. Sabri geniş omuzu ile kapıya dayanarak, kardeşi Murat’ın evine giriyor. Sabri avazı çıkıncaya kadar bağırarak BURASI BENİM BABAMIN EVİ BU EVDEN  DIŞARI ÇIKMAM şeklinde bağırıyor. Murat çaresizce abisine evini terk etmesini söylüyor ama nafile…. Mahallede ki komşular Sabri’nin bağrışmalarını duyarak  Murat’ın evine geliyorlar ve Sabri’yi bin bir güçlükle evden dışarı çıkarmayı başarıyorlar. Sabri öfkesini bir türlü alamıyor ertesi gün ise Murat’ın babadan kalan köhne terzihanesine gidiyor. Murat yine işyerini terk etmesini istiyor ancak Sabri bağırmaya ve tehdit etmeye devam ediyor. Neyseki çevrede ki esnaflar toplanarak Sabri’yi işyerinden uzaklaştırmayı başarıyor.

Yukarda ki hikayemizde iyi çocuk Murat’ın evine rızası dışında giren kötü çocuk Sabri açık bir şekilde Konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işlemiş olmaktadır. Bir konutun yada yaşam alanının sahibinin rızası olmadan o yaşam alanına adım atmak Türk Ceza Kanunun 116 maddesince suç olmaktadır.

KANUN ADAM EVİME KENDİ RIZAMLA ALDIĞIM KOMŞUM, İKAMETİMDEN AYRILMASINI SÖYLEMEME RAĞMEN İKAMETİMDEN AYRILMIYOR

Sevgili okurlarım kendi rızanızla evinize aldığınız kişi daha sonra ikametinizden ayrılmıyorsa yine sizin şikayetiniz halinde altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına çarptırılabilir.

      KANUN ADAM İŞYERİMİZE ZORLA GİRENLER İLE İLGİLİ DURUM NEDİR.

 İşyeri sahibinden izin alarak işyerine girmeniz gerekmektedir aksi hale suç işlemiş olursunuz desem ne kadar mantıksız ve talihsiz bir açıklama olurdu değil mi… Öncelikle işyerinize bol bol insan gelmesi temennisinde bulunarak sorunuza geçiyorum. İşyerinize gelmesine  rızada bulunmadığınız kişiyi şikayet etmeniz durumunda altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hüküm verilebilir.

 KANUN ADAM KARDEŞİMİN ARKADAŞI İLE KAVGA ETTİM KARDEŞİM ARKADAŞINI EVİMİZE ÇAĞIRIYOR BU ŞAHIS KONUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLAL EDİYOR MU

Sevmediğimiz bir insan ile aynı evde kısa süreliğine da olsa yaşamak kol bir iş değildir, öncelikle sizin gibi okurlarıma Allah sabır versin diyerek konuya giriyorum. Kanun maddemiz Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir. diyor. Bu madde size cevap niteliğinde sevgili okurlarım. Kardeşin baban yada annenin kendi rızaları ile getirdiğini birisine konutumu ihlal ettin diyemezsin sevgili okurum…

 

 

 

 

 

 

 

Değerli görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkürler

%d blogcu bunu beğendi: